Şehri Yoran Baz İstasyonları: Baz İstasyonu Tasarımı

5 Mayıs 2025 · 5 dk okuma

Şehri yormadan teknoloji yerleştirmek üzerine bir konsept çalışma

Şehirde yürürken çoğu zaman görmezden geldiğimiz ama fotoğrafa bakınca göze batan bir şey var:
baz istasyonları.

Kabloları açıkta, kutuları yamulmuş, rüzgârda yırtılmış brandalarla kaplı, gri direklerin tepesine alelacele yerleştirilmiş dev kutular…
Teknik olarak gerekli ama görsel olarak neredeyse “çöp” muamelesi gören bir altyapı.

Bu konsept, tam olarak bu problemden yola çıkıyor:

“İletişim altyapısı görünmek zorunda ama çirkin olmak zorunda değil.”


Sorun: Şehrin Ortasında Unutulmuş Kutular

  • Baz istasyonlarının yer seçimi genelde mühendislik ve kapsama ihtiyacına göre yapılıyor,
    estetik çoğu zaman en son sırada.

  • Direklerin üstüne montajlanan metal kutular, zamanla:

    • Brandası yırtılıyor,

    • Boyası dökülüyor,

    • Etrafı çöple doluyor,

    • Şehir siluetinde gürültü yaratıyor.

  • Sonuç: Her gün yanından geçtiğimiz ama görmek istemediğimiz,
    şehrin “bozulmuş” noktalarından biri.

Bu projede hedef, bu altyapıyı saklamak değil, sakinleştirmek.
Yani “gizlemek” yerine şık ve sade bir obje hâline getirmek.


Tasarım Hedefi

Bu konsept için kendime koyduğum birkaç net kriter vardı:

  1. Göz yormasın, bağırmasın.
    İlk bakışta sıradan bir şehir objesi gibi dursun.

  2. Yakından bakınca detay kazansın.
    Dikkatli göz, formun inceliğini ve mühendisliği fark etsin.

  3. Tek parça, heykelsi bir siluet olsun.
    Kablo, ek parça, sac kutu görüntüsü minimumda kalsın.

  4. Gerçekçi olsun.
    Antenler, bakım açıklıkları, malzemeler tamamen fantezi olmasın; mühendislik açıdan da düşünülmüş olsun.


Eskiz 01 – Akışkan Monolit

İlk eskizde, gönderdiğim referans fotoğraftaki kaba kutuyu,
akışkan bir monolit hâline dönüştürdüm.

  • Gövde, zeminden yukarı doğru yumuşak bir S eğrisiyle inceliyor.
    Böylece hem ağır görünmüyor, hem de rüzgâr yükünü daha dengeli taşıyan bir form oluşuyor.

  • Antenler, gövdenin orta bölümünde içe gömülü bir nişin içinde saklanıyor.
    Dışarıdan bakıldığında:

    • Uzaktan sadece zarif bir direk görüyorsun,

    • Yaklaştığında nişin içindeki teknik detay ortaya çıkıyor.

  • Direğin tabanı hafif genişliyor, böylece:

    • Temel bağlantıları gizleniyor,

    • Zemine sağlam basan, heykel gibi duran bir görünüm oluşuyor.

Bu eskiz, “şehirden kopuk bir teknik direk” yerine,
“yol kenarında duran modern bir şehir objesi” hissini veriyor.
Benim için bu konseptin ana karakteri bu form.


Eskiz 02 – İnce Gövde, Eliptik Üst Başlık

 

İkinci varyasyonda, yine sade ama biraz daha klasik direk tipolojisine yakın bir form denedim:

  • Gövde daha ince ve silindirik, sokak direklerini hatırlatan bir oranla yükseliyor.

  • Üst kısımda, uzun bir elips / yumurta formu yer alıyor.
    Bu hacmin içine anten panelleri yerleştiriliyor.

  • Orta bandda, antenlerin olduğu bölüm,
    gövdeden hafifçe ayrışan farklı bir panel yüzeyi ile tanımlanıyor.

Bu tasarım, ilk eskize göre daha “tanıdık” ama yine de
mevcut baz istasyonlarından çok daha derli toplu ve sakin bir görüntü sunuyor.


Baz İstasyonu Tasarımı Tasarım Notları

1. Malzeme ve Yüzey

  • Gövde: Toz boyalı çelik veya alüminyum taşıyıcı gövde

  • Dış kabuk: RF geçirgenliği yüksek, UV dayanımlı kompozit paneller

  • Yüzeyde:

    • Mat antrasit / sıcak gri tonları

    • Parlak metal yerine soft, ışığı dağıtan yüzeyler

Amaç, “teknolojik ve temiz” görünmek;
“parlak, göze sokulan” bir obje yapmak değil.

2. Bakım ve Erişim

  • Antenlerin bulunduğu niş, gömülü servis kapağı ile erişilebilir.

  • Kapak çizgileri, formun doğal eğrilerine saklanıyor;
    uzaktan bakıldığında okunmuyor.

  • İçeride antenler, güç modülleri ve kablo yönetimi için
    modüler raf sistemi öngörülüyor.

3. Şehir İçinde Konumlanma

Bu tasarım özellikle:

  • Yol kenarları

  • Boş yamaçlar

  • Yeni gelişen mahalleler

gibi “yarı-kentsel” alanlarda güçlü çalışıyor.

Mevcut fotoğraftaki gibi, şehri tepeden gören yamaçlara yerleştirildiğinde,
arka plandaki bina denizine karşı sessiz bir siluet gibi duruyor.


Neden Ağaç Değil de Şık Bir Direk?

Bu projede kısa süreli bir “ağaç formu” denemesi de yaptım:
antenleri taç kısmına yerleştirilmiş bir tür yapay ağaç.

Ama sonunda bundan vazgeçtim, çünkü:

  • Yapay ağaçlar genelde samimi görünmüyor, plastik hissi veriyor.

  • “Kamuflaj” iddiasına rağmen, gerçek ağaçların arasında
    daha da fazla dikkat çekebiliyor.

  • Bu proje, “doğaya benzeyen bir kılık değiştirme” değil;
    dürüst ama şık bir altyapı elemanı tasarlamayı hedefliyor.

Bu yüzden nihai yön,
“şehir heykeli gibi duran, sade ve zarif direk” formunda kaldı.


Sonuç: Görmezden Gelinmekten, Sessizce Beğenilmeye

Bu konseptin hedefi, şu üç cümlede özetlenebilir:

  1. Zorunlu bir altyapı elemanını, görsel kirlilik kaynağı olmaktan çıkarmak.

  2. Şehir siluetine saygılı, sade ve akışkan bir form önermek.

  3. Yakından bakana tasarım detayı, uzaktan bakana görsel huzur vermek.

Henüz tamamen mühendislik çözümleriyle detaylandırılmış bir ürün değil;
eskiz odaklı bir konsept çalışma.

Ama bence şehirler için güzel bir soru soruyor:

“Altyapıyı saklamak yerine, neden iyi tasarlamıyoruz?”

Bu yazıdaki eskizler, o soruya verdiğim ilk cevaplar.

Benzer yazılar